Son Dakika
GÜNDEMEKONOMİPOLİTİKAGÜNCELSPORÖZELDÜNYAYAŞAMSAĞLIKEĞİTİMTEKNOLOJİ DİĞER
SinemaAstrolojiSeyahat
Osmaniye’de 16 bin 672 adet ceviz fidanı dağıtıldı
Osmaniye’de kahvehanede silahlı kavga: 2 ölü, 2 yaralı
AK Parti Kadirli İlçe Teşkilatı`ndan Suriyelilere yardım
Mevsimlik İşçilerin Hayatta Kalma Mücadelesi Veriyor

Üç Nokta Ersin YAMACI

Yardıma koşmayan kalem sıkılsın!

Şu sıralar televizyonda Zaman gazetesinin yeni reklamını sıkça görüyoruz.

 

Şiiri, müziği, görselleriyle oldukça etkileyici… Hani denir ya tüyleri diken diken ediyor, işte tam da öyle bir reklam…

 

Reklamdaki şiir ise Fethullah Gülen’in “Sıkılsın” isimli eseri. Sıkılsın şiirini de Necip Fazıl Kısakürek'in “Utansın” şiirinin kardeş eseri olarak nitelendirebiliriz. İkisi de müthiş sözlere sahip.

 

Reklam her ne kadar Zaman gazetesinin dürüst ve özgürlükçü imajını vurgulasa da ana amaçlarından birisi Zaman gazetesi üzerinden Gülen hareketine destek ve sempati oluşturmak. İçinde yaşadığımız dönem için hareketin kabul edilebilir, makul bir çabası bu…

 

Fakat bu desteği alabilmek için Gülen hareketinin reklam filminden çok daha fazlasına ihtiyacı var.

 

 

***

 

Çıkar Grubu

 

Gülen hareketi (Cemaat) belli bir hedefe ulaşmak için bir araya gelmiş bireylerin oluşturduğu hiyerarşik yapıda bir organizasyon, sosyal yapılanmadır. Diğer tüm organizasyonlarda olduğu gibi cemaat üyelerinin birbirlerine hayatın her alanında destek vermesi kabul edilebilir ancak bu destek aşağıdakiler gibi olursa cemaat dışındakilerin tepkisini çeker.

 

-          Cemaat evinde abilik yapıyor diye hoca sınava bile girmediği halde dersten geçirdi.

-          O tezgahın sahibi cemaatten, ona zabıta dokunmaz.

-          İhaleyi sana vereyim ama birkaç hayır işimiz var sen de onlara destek olursun artık.

-          Nereye atanmak istediğini söyle gerisi kolay.

 

Cemaat üyelerinin birbirlerine yasal ve etik olmayan şekillerde destek olduğuna kişisel olarak hiç şahit olmadım ama etrafta bu tarz cümleleri hepimiz duyuyoruz ve bu tarz söylentiler devam ettikçe cemaat menfaat için kendisine yanaşanlar haricinde bir destek bulamaz.

 

Amaç “dine hizmet etmek” de olsa haksızlığın, hak yemenin hiçbir savunması olamaz.

 

 

***

 

Hesaplaşma: Ergenekon ve Balyoz

 

Türkiye tarihine geçecek 2 dava, onlarca iddianame…

Duruşmaların yapıldığı süreçte o kadar çok bilgi kirliliği vardı ki halk gazete manşetlerine göre sanıkları suçlu veya suçsuz ilan edebiliyordu.

 

Film izler gibi izledik süreci. Akla yatkın deliller de vardı, zorlama olduğu su götürmez delil kılığında safsatalar da.

 

Bu dönemde Zaman gazetesi adeta davanın savcısı gibiydi. Davalara bakan hakim ve savcıların da cemaate yakınlığı çokça konuşuldu.

 

Mağdur mağrur oldu…

 

Suçlamalar gerçekti veya değildi. Adil bir yargılama sonucu bu ortaya çıkar ve bir suç varsa elbet hesabı sorulur. Hukuk zaten bunun için var.

 

Ama kalkıp geçmişte ben de haksız yere irticayla, rejimi değiştirmeye yönelik faaliyette bulunmayla suçlandım, hapis yattım. Bu yüzden intikam almaya hakkım var dersen dindar değil kindar olursun…

 

 

***

 

Amaca ulaşmak için iktidar ve güç

 

Devlet içerisinde güçlenmeyi amaç edinmiş bir organizasyonun amacı nedir?

 

Türkiye’ye mi yoksa başkalarına mı sadıklar?

 

….

 

Cemaat üyeleri arasında her meslek grubundan insan var.

 

Hakimler, savcılar, milletvekilleri, polisler, askerler, iş adamları, akademisyenler, öğretmenler…

 

Cemaat yapı olarak şeffaf değildir. Dışarıdan bakan gözler için kapalı bir kutudur. Yıllardır cemaat üyelerinin devletin çeşitli kademelerinde sayıları artarak görev aldıkları sır değil. Bu sayı arttıkça, cemaat devlet içerisinde güçlendikçe cemaatten olmayanların cemaatle ilgili çekinceleri de doğal olarak artmaktadır.

 

 

***

 

Cemaat kendi üyeleri arasındaki çözülmeyi bir şekilde durdurabilir ama daha geniş bir kitlenin desteğini alabilmek için öncelikle bahsettiğimiz konularda özeleştiri yapabilmeli, kendisini daha iyi ifade etmeli, şeffaflaşmalı ve değişmekten korkmamalıdır.

 

Cemaat Zaman gazetesi reklamıyla aracılığıyla kendine aradığı desteği bulabilecek mi bilinmez ama gönül birliği olarak yaşadığı sürece ihtiyacı olan destek er ya da geç mutlaka gelecektir. Cemaati, daha doğrusu manevi, insani değerler üstüne inşa edilmiş hiç bir organizasyonu, öğretiyi, felsefeyi siyasetin yıkabilmesi mümkün değildir.

 

Partiler açılır - kapanır, ülküler yaşar…

 

 

Sen çalış! Olmazsa âlem sıkılsın!

 

 

 

***

 

 

 

Utansın...

 

Tohum saç, bitmezse toprak utansın!

Hedefe varmayan mızrak utansın!

Hey gidi küheylan koşmana bak sen !

Çatlarsan, doğuran kısrak utansın !

 

Eski çınar şimdi Noel ağacı;

Dallarda iğreti yaparak utansın!

 

Ustada kalırsa bu öksüz yapı,

Onu sürdürmeyen çırak utansın!

 

Ölümden ileri varış dediğin,

Geride ne varsa bırak utansın!

 

Ey binbir tane de solmayan tek renk,

Bayraklaşmıyorsan bayrak utansın!

 

Necip Fazı Kısakürek

 

 

***

 

 

Sıkılsın

Sen çalış! Olmazsa âlem sıkılsın!

Yardıma koşmayan kalem sıkılsın!

 

Kanatlan üveykim hele kanatlan!

Sana yol vermeyen rüzgâr sıkılsın!

 

Akıncımız akıp gitti dönmedi,

Gitmeyip yerinde seken sıkılsın!

 

Var olup boy attı (bâtıl) bir yoktan,

Hakkı söylemeyen diller sıkılsın!

 

Fethullah Gülen

Diğer Yazıları

DavutoğluAKP – HDP Tuzağı 2. BölümAKP - HDP TuzağıTâifAK’layamadılarNaproksen Sodyum“Saf”ları sıklaştıralım…Meclise iki, iki buçuk parti girse yeter…Belki şu tepenin üstünde şirin bir cami vardır…Ayranımız yok içmeye…14 Haziran 2015 –Türkiye’nin GeleceğiYardıma koşmayan kalem sıkılsın!Türkiye Suriye’den savaşta ölen 137 askerinin cenazesini istiyorGaribansan ÖLÜRSÜN!POS - Paranla Oku SistemiIŞİD İslam dışı mı?Çocuklarınızı silahlandırın: Medya okuryazarlığı Ahlaklı İş Sağlığı ve GüvenliğiEN BÜYÜK HAYALİM MEMUR OLMAKBaşkanlık Sistemine GeçişSuriyeli Sığınmacılar Sorunu