Son Dakika
GÜNDEMEKONOMİPOLİTİKAGÜNCELSPORÖZELDÜNYAYAŞAMSAĞLIKEĞİTİMTEKNOLOJİ DİĞER
SinemaAstrolojiSeyahat
Osmaniye’de 16 bin 672 adet ceviz fidanı dağıtıldı
Osmaniye’de kahvehanede silahlı kavga: 2 ölü, 2 yaralı
AK Parti Kadirli İlçe Teşkilatı`ndan Suriyelilere yardım
Mevsimlik İşçilerin Hayatta Kalma Mücadelesi Veriyor

SAPLANTI Kadirli Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Muzaffer Yüksel KAYA

ÖĞRENCİLER GÜNÜ

Sınıfa girdiğinde uğultu hala kesilmemişti. Masasına oturup gözlüklerini düzelti .Öğrencileri şöyle bir kolaçan ederek yoklama defterini açtı. İsim okumadan gözleriyle izleyerek öğrencilerin devamsızlık çizelgesini doldurdu.
Minik öğrenciler bir birleriyle heyecanlı bir sohbete girmişlerdi. Küçücük bedenleriyle içinde yaşadıkları kocaman dünyayı kendi dilleriyle bir birlerine anlatmaya çalışıyorlardı. 
Hemen hepsinin önünde renkli kağıtlara özenle sarılarak hazırlanmış, irili ufaklı paketler vardı. Bazıları, ambalaj kağıdının ucunu hafifçe aralayarak, içindekini yanındaki arkadaşına gösteriyor, bazısı da önündeki paketi havada sallayarak içinden gelen sesi arkadaşlarına dinletiyordu. 
Öğretmen yoklama işini bitirip defteri çekmeceye koyduğunda, sınıftaki uğultuda kesilir gibi oldu. Ön sıralardan bir kız çocuğu yerinden kalkarak öğretmenin masasına doğru ilerledi. Elinde sımsıkı tuttuğu, parlak jelatinle sarılmış paketi, yavaşça öğretmenin masasına bırakarak;
-Öğretmenler günün kutlu olsun öğretmenim.
dedi.
Öğretmen bir an şaşırdı. Ne gereği vardı gibisinden bir şeyler mırıldandı. Saçları iki yerden kırmızı kurdele ile bağlanmış küçük kıza teşekkür etti. Kurdeleli kız yerine giderken, diğer arkadaşlarına görevini tamamlamanın verdiği mutlulukla baktı. Sırasına otururken yanındaki arkadaşına övünçle; ``Öğretmen bana teşekkür etti`` diye fısıldadı .
Öğrenciler sırayla yerlerinden kalkarak, ellerindeki paketi öğretmenin masasına koyuyor ve neşeyle yerine koşup hemen arkadaşlarına bir şeyler fısıldıyorlardı. Masanın üzeri paketlerle dolmuştu.Yeni gelenler ellerindeki paketi diğer paketlerin üzerine koymaya başladılar. Bir kaç paket yere düştü. Öğretmen eğilerek yere düşen paketleri alıp diğerlerinin üzerine yerleştirdi.Tüm öğrenciler yerlerine oturduğunda ,derin bir sessizlik oluştu. Öğretmen, öğrencilere bir şeyler söyleme ihtiyacı duydu. Kafasını kaldırıp sınıfa baktığında, tüm öğrencilerin, arka sıralarda gözleri ağlamaktan kıpkırmızı olmuş, üstü başı dökük ,zayıf ,çelimsiz bir öğrenciye baktıklarını gördü. Öğretmenin kendine baktığını gören öğrenci, sıraya iyice kapanarak ağlamaya başladı. Ağlayanın yanında oturan arkadaşı parmak kaldırarak;
-Halil size hediye alamamış öğretmenim. Onun için ağlıyor.
dedi.
Öğretmen bir an ne diyeceğini şaşırdı. Ağlayan öğrencinin yanına yaklaştı. Saçlarını okşayarak ,hediyenin önemli bir şey olmadığı, önemli olanın karşılıklı sevgi ve saygı olduğu manasında öğrencilerin anlayamayacağı bir kaç söz söyledi. 
Çalan zille birlikte öğrenciler sevinçle dışarı çıkarken, bir kaç öğrenci de masanın üzerindeki paketleri alarak öğretmenin arkasından yürümeye başladılar.
Öğleden sonraki ilk derste öğretmen içeri girdiğinde, sınıfta bir gariplik olduğunun farkına vardı. Çıt çıkmıyordu sınıftan. Yan gözle sezdirmeden ağlayan öğrenciye doğru baktı. Öğrencinin de kendine baktığını görünce şaşırdı. Öğrencinin gözlerindeki kızarıklık artık kaybolmuştu. Gülümseyerek kendine bakıyordu. Birden , öğretmen masasının üzerinde gazete ile sarılmış bir paket dikkatini çekti. Öğrencilerden biri ayağa kalkarak;
-Onu Halil getirdi öğretmenim.
dedi.
Sınıfta tekrar bir uğultu başlamıştı. Kimi yanındakine öğretmene verdiği hediyeyi anlatıyor ,kimi önünde oturan arkadaşını çimdikliyor,bazısı da gözleriyle öğretmeni izleyerek, önüne açtığı kitabı okuyormuş gibi yapıyordu. 
Öğretmen ders defterini doldururken eli gazete ile sarılmış pakete değdi.Yumuşak bir şeydi içindeki. İçini bir merak sardı. Masanın çekmecesini araladı. Paketi, öğrencilere göstermeden usulca çekmecenin içine düşürerek açtı.
Birden kıpkırmızı oldu. Gözü karardı . Başı dönmeye başlamıştı . Paketin içinde kullanılmış ama tertemiz bir çift çorap vardı ,fakat her biri ayrı ayrı renkteydi. Kafasını kaldırdı öğrencilere baktı. Öğrenciler kendi işlerine dalmışlardı. Aniden Halil’le göz göze geldiler. Biraz önce ağlayan çocuk, gözlerinin içi gülerek hayranlıkla kendisine bakıyordu..

Diğer Yazıları

KANUN DEVLETİ Mİ YOKSA HUKUK DEVLETİ Mİ?ESNAF GÜNCEL ERKEK PROFİLİGÜNCEL ERKEK PROFİLİBAŞIMIZ SAĞOLSUNBENİ ÖPEN KİM?ÇÖMÇELİ GELİNİFLAH OLMAZ MUTSUZLARDAN MISINIZ?KONAKTAN KIZ KAÇIRMAÖĞRENCİLER GÜNÜMEHMET CAN’LA SOHBETTurgut Cansever ve KaratepeBİZİM KADINLARIMIZMUTLULUKMehmet Can