Son Dakika
GÜNDEMEKONOMİPOLİTİKAGÜNCELSPORÖZELDÜNYAYAŞAMSAĞLIKEĞİTİMTEKNOLOJİ DİĞER
SinemaAstrolojiSeyahat
Osmaniye’de 16 bin 672 adet ceviz fidanı dağıtıldı
Osmaniye’de kahvehanede silahlı kavga: 2 ölü, 2 yaralı
AK Parti Kadirli İlçe Teşkilatı`ndan Suriyelilere yardım
Mevsimlik İşçilerin Hayatta Kalma Mücadelesi Veriyor

Üç Nokta Ersin YAMACI

Davutoğlu

 

"Sayın Cumhurbaşkanı, benim devlet yönetiminde yönlendirilen bir siyaset adamı olmadığımı, olamayacağımı da çok iyi bilir, en iyi bilen kişidir. Böyle bir şey de zaten teklif etmez. Beni tanıyanlar nasıl böyle şeyleri bana yakıştırır diye çoğu zaman sitem de ediyorum"

 

Emanetçi başbakan olmayacağım dedi Davutoğlu…

 

Ben inanmadım, kendi seçmeni de inanmadı, hatta bu sözlere büyük ihtimalle Davutoğlu kendisi bile inanmadı.

 

Davutoğlu üniversitede hoca olur, danışman olur, bürokrat olur, bakan olur… Ama Cumhurbaşkanı iradesinden bağımsız bir başbakan olamaz…

 

Hz. Muhammed (s.a.v.)

 

Hz. Muhammed tebliğde bulunurken çok sabırlı davranmış insanların şahsına karşı yaptıkları hakaretlere kabalıklara ve taşkınlıklara her zaman göğüs germiştir. Kimseye beddua etmemiş, güler yüzlü, affedici olmuştur.

 

Hatta Taif’te taş ve hakaret yağmurunda yürürken bile beddua etmemiştir.

 

Eleştirileri ise daima sabırla ve olgunlukla karşılamıştır…

 

Davutoğlu yaklaşan seçimlerle ilgili diğer partilere bir centilmenlik anlaşması sundu.

 

1-      Cumhurbaşkanı eleştirilmeyecek

2-      Teröre karşı ortak açıklama yapılacak

3-      Seçim kampanyalarında çevre ve ses kirliliği minimuma indirilecek

 

CHP genel başkanı Kılıçdaroğlu ikinci ve üçüncü maddeyi kabul ettiklerini açıkladı ama ilk madde için “Cumhurbaşkanı seçim döneminde tarafsız olursa” şartını ekledi.

 

Her partiye eşit mesafede olması gereken Cumhurbaşkanı’nın tarafsızlığının istenecek duruma gelmesi bile başlı başına trajikken Davutoğlu’nun, Cumhurbaşkanı hiçbir şartla eleştirilemez diyerek centilmenlik anlaşmasını geri çekmesi ise gerçekten demokrasi ve özgürlükler açısından acı vericiydi..

 

Hz. Peygamber bile kendi döneminde eleştirilebilmişken Cumhurbaşkanı’nı eleştirilemez denmesini anlamak mümkün değil..

 

 

HDP ve Demirtaş

 

Sizce artan terör olayları HDP’nin oylarını düşürdü mü?

 

Hayır, ciddi anlamda bir düşüş olmadı…

 

Demirtaş’ın “işinin ehli bir ekip” tarafından kaleme alınmış konuşmaları, sosyal medyadaki örgütlenmeleri, teletubby’lerden bile daha sıkı bir şekilde toplumla kucaklaşmak istemeleri oylarını korumalarına yardımcı oldu…

 

AKP’nin açıklamaları ise HDP’nin oylarını düşürmek bir yana dursun yükseltti bile denebilir. 12 yıldır hükümet olan bir partinin kendi hatalarını bile HDP’ye yıkması, HDP’yi ötekileştirmesi, HDP’ye her haksız saldırışları HDP’yi daha da güçlendirdi…

 

AKP’nin yaptıkları açıklamaların sonucunu hesap edememesine imkân yok, o halde HDP’yi bilerek ve isteyerek güçlendiriyorlar demek mümkün…

 

Babamın partisi

 

Tuğrul Türkeş AKP’nin milliyetçi oyları almak için yaptığı başarısız ve beceriksiz bir hamleydi… Koskoca adamın “MHP babamın partisi beni atamazsınız” feryatlarını dinlemek yürek burkucuydu…

 

Hayır, Tuğrul Türkeş adına bir an bile kalbim acımadı, partisine ihaneti hak ettiği şekilde cezalandırıldı…

 

Beni asıl üzen merhum Alparslan Türkeş’in bu yaşananları Berzah âleminden duyuyor ve görüyor olmasıydı…

 

Diğer Yazıları

DavutoğluAKP – HDP Tuzağı 2. BölümAKP - HDP TuzağıTâifAK’layamadılarNaproksen Sodyum“Saf”ları sıklaştıralım…Meclise iki, iki buçuk parti girse yeter…Belki şu tepenin üstünde şirin bir cami vardır…Ayranımız yok içmeye…14 Haziran 2015 –Türkiye’nin GeleceğiYardıma koşmayan kalem sıkılsın!Türkiye Suriye’den savaşta ölen 137 askerinin cenazesini istiyorGaribansan ÖLÜRSÜN!POS - Paranla Oku SistemiIŞİD İslam dışı mı?Çocuklarınızı silahlandırın: Medya okuryazarlığı Ahlaklı İş Sağlığı ve GüvenliğiEN BÜYÜK HAYALİM MEMUR OLMAKBaşkanlık Sistemine GeçişSuriyeli Sığınmacılar Sorunu