Son Dakika
GÜNDEMEKONOMİPOLİTİKAGÜNCELSPORÖZELDÜNYAYAŞAMSAĞLIKEĞİTİMTEKNOLOJİ DİĞER
SinemaAstrolojiSeyahat
Osmaniye’de 16 bin 672 adet ceviz fidanı dağıtıldı
Osmaniye’de kahvehanede silahlı kavga: 2 ölü, 2 yaralı
AK Parti Kadirli İlçe Teşkilatı`ndan Suriyelilere yardım
Mevsimlik İşçilerin Hayatta Kalma Mücadelesi Veriyor

Davutoğlu, Aday Öğretmen Yetiştirme Toplantısı`nda `Hocalık` Dersi Verdi

Bakan olduğu günlerden bir anısını anlatan Başbakan, "Büyükelçiler eski alışkanlıkla `Hocam` derler sonra özür dilerlerdi. Hiç dilemeyin, bakanlık geçici, hocalık baki derdim" dedi.

Davutoğlu, Aday Öğretmen Yetiştirme Toplantısı`nda `Hocalık` Dersi VerdiBaşbakan Ahmet Davutoğlu, ATO Congresium'da düzenlenen "Aday Öğretmen Yetiştirme Süreci 1. Değerlendirme Toplantısı"na katıldı. Burada yaptığı konuşmada aday öğretmenlere ders niteliğinde bir konuşma yapan Davutoğlu, kendi öğrencilik ve akademisyenlik yıllarından örnekler vererek tavsiyelerde bulundu.

Davutoğlu'nun açıklamalarından satır başları şöyle:

"BÜYÜKELÇİLER BENDEN ÖZÜR DİLERDİ"

"Öğretmenliğin kaynağı sevgidir. Dışişleri Bakanı olduğum günlerde büyükelçiler eski alışkanlıkla 'Hocam' derlerdi, sonra 'Özür dilerim Sayın Bakan' derlerdi. 'Hiç özür dilemeyin böyle bir şey için' dedim. Bakanlık geçici, hocalık bakidir. Bir gün bu makamları bizden sonra gelenlere bırakacağız. Başbakanlık dahi geçici, hocalık kalıcıdır.

İlkokul öğretmenleri kurucu inşa döneminin mimarlarıdır. Yoğurduğunuz beyinleri üniversite hocaları hazır olarak alıyorlar. Öğretmenliğin en önemli aşamasıdır. Sonra ortaöğretim. Tam da şahsiyetin belirlendiği dönem. Biz üniversite hocaları sütunların inşa edildiği binaya çatı yaparız. Sütunlar sağlamsa, lisede ortaokulda üniversite hocası ince işçilik yapabilir.

İLK BAŞBAKANLIK MÜZEYYEN HOCA'DAN

Müzeyyen Hocam bir müsamere için bana 'Başbakan sen olacaksın' dedi. Hayatımdaki ilk başbakanlık deneyimim odur. Hiçbir zaman düşünmemiştim, bilim adamlığını tercih etmiştim. Ama Müzeyyen Hocam herhalde o zaman bana öyle bir dua etti ki... Müzeyyen Hocam ile irtibatı hiç kesmedim. Hayatı öğrencileri ile doluydu, hiç evlenmemişti. Müzeyyen Hocamın son anına kadar başucunda 'Başucuma bir şey gelirse oğlum Ahmet'i arayın' diye telefonu yazıyordu. Bir gün telefon geldi... Mezara ellerimle koydum. Bu emin olunuz benim meziyetim değil. Bir ilkokul öğretmeninin hayatında ne kadar iz bırakabileceğini anlatmak için söylüyorum.

ÖĞRETMENLERE TAVSİYELER

* Ders sözkonusu olduğunda başka bir ek unsuru yanınızda taşımayın. Ders en ilahi görevdir. Zihninizde başka hiçbir şey olmamalıdır.

* Öğretmenlik dersle sınırlı değil. Kurduğunuz ilişki hayatı kuşatsın.

* Sürekliliği olmalı bu işin. Öyle bir ilişki kurun ki öğrencilerinizle kalıcı olsun.

* Öğrencilere mutlaka kalıcı izler bırakacak sözler söyleyin.

* Mekanik değil, organik bir bilgi aktarımı olmalı. Bilgisayardaki Google benzeri bilgi aktaran kaynaklardan ayıracak şey, bilgiyi mekanik bir nesne olarak değil, şahsiyetleriyle bütünleştirecek bir şekilde sunmak olmalı."